"Suça Sürüklenen Çocuk" Artık "Adli Süreçteki Çocuk": Neler Değişti?
18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun ile "suça sürüklenen çocuk" ifadesi mevzuattan kaldırılmış, yerine "adli süreçteki çocuk" ifadesi getirilmiştir. Kavramın kapsamı esas itibarıyla korunmuştur: Suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ya da güvenlik tedbirine karar verilen çocuk kastedilmektedir. Değişikliğin temel amacı, çocuk üzerindeki damgalayıcı etkinin azaltılmasıdır. Ancak Kanun, terminoloji değişikliğinin ötesinde çocuk ceza adalet sistemine ilişkin önemli yenilikler de getirmiştir.

Ceza Sorumluluğu ve İndirimler Yeniden Düzenlendi
TCK m.31 uyarınca 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur. 12–15 yaş grubunda ise ceza sorumluluğu otomatik olarak doğmaz: Çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu bulunmaz ve çocuk hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunabilir. Bu yeteneğin bulunduğunun kabul edilmesi hâlinde ise yaş küçüklüğüne bağlı indirimli ceza rejimi uygulanır. 15–18 yaş grubunda da yaş küçüklüğüne bağlı indirim uygulanır.
7593 sayılı Kanun, ceza sorumluluğu bulunan çocuklar bakımından uygulanacak indirimli ceza aralıklarını ağırlaştırmıştır:
Yaş Grubu | Ceza Türü | Eski Hâli | Yeni Hâli |
12–15 yaş | Ağırlaştırılmış müebbet yerine | 12–15 yıl | 13–18 yıl |
12–15 yaş | Müebbet yerine | 9–11 yıl | 10–12 yıl |
12–15 yaş | Diğer cezalarda üst sınır (her fiil için) | 7 yıl | 9 yıl |
15–18 yaş | Ağırlaştırılmış müebbet yerine | 18-24 yıl | 19-27 yıl |
15–18 yaş | Müebbet yerine | 12-15 yıl | 15-18 yıl |
15–18 yaş | Diğer cezalarda üst sınır (her fiil için) | 12 yıl | 15 yıl |
Ayrıca, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında; kasta dayalı kusurun ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş şekli ile çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olması ölçütlerinden biri veya birkaçı dikkate alınarak, 15–18 yaş grubunda TCK m.31/3'teki yaş indirimi uygulanmayabilir. Ceza sorumluluğu bulunduğu kabul edilen 12–15 yaş grubunda ise şartların varlığı hâlinde TCK m.31/2 yerine 15–18 yaş grubuna ilişkin m.31/3 rejimi uygulanabilir.
Önemli: Ceza miktarını ağırlaştıran bu düzenlemeler çocuk aleyhine olduğundan, lehe kanun ilkesi gereğince yürürlük tarihinden önce işlenen fiillere geçmişe etkili biçimde uygulanamaz.
Yargılama Sürecinde Yenilikler
Sosyal inceleme zorunluluğu: 15 yaşından küçük çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenen iddianame iade edilir.
Müdafi zorunluluğu: Çocuğa talebi aranmaksızın müdafi görevlendirilir; ifadesi müdafi bulunmaksızın alınamaz.
Yönlendirme tedbirleri: Ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar bakımından sosyal ve toplumsal hizmetler, eğitim ve gelişimi destekleyici faaliyetler, bağımlılıkla mücadele programları ve dijital araçların kullanımına ilişkin sınırlama veya denetim gibi tedbirler öngörülmüştür.
HAGB: Zararın az olduğu hâllerde, çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından zararın giderilmesi koşulunun aranmayabilmesine imkân tanınmıştır.
Ailelerin ve Yetişkinlerin Sorumluluğu Artırıldı
Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihmali kapsamında TCK m.233'te öngörülen cezalar artırılmıştır.
Tedbir kararına uymama: Çocuk hakkında verilen tedbir kararının uygulanmasını engelleyen veya karara uymayan ebeveyn ya da diğer yükümlüler bakımından 3–10 gün tazyik hapsi uygulanabilmesine ilişkin düzenleme getirilmiştir.
Ateşli silahların saklanması: Ateşli silahını gerekli özeni göstermeksizin saklayarak çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişi hakkında 1–3 yıl hapis cezası öngörülmüştür.
Bıçak ve benzeri aletler: 18 yaşından küçüklere bıçak ve Kanun kapsamındaki belirli aletlerin satılmasına ve çocukların bunları taşımasına ilişkin yasak ve yaptırımlar getirilmiştir. Düzenlemelerin yürürlük tarihleri ilgili hükümlere göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
Çocuk hakkında yürütülen bir adli süreçte fiilin işlendiği tarih, çocuğun fiil tarihindeki yaşı, 12–15 yaş grubunda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine ilişkin değerlendirme ve sosyal inceleme raporu sürecin sonucunu doğrudan etkileyebilecek unsurlardır. Bu nedenle soruşturmanın ilk aşamasından itibaren çocuğun yaşına ve somut olayın özelliklerine uygun hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki görüş veya somut olaya özgü hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.
Konuya ilişkin hukuki destek almak için büromuzdan randevu alabilirsiniz.
Av. Nursinem Yuvauç
Tel: +90 533 077 48 68 | E-posta: av.nursinemyuvauc@gmail.com




Yorumlar